27 Mayıs 2010 Perşembe

Alışverişte Kendini Kaybeden Kadın (Version 2.0)


Onlar prova kabinlerinde ayna karşısında yüzlerini ekşittiklerinde hedef alanlarını belirler, sonrasında rafları bir zırhmışçasına kullanırlar. Değerli cephaneleri; ayakkabılardır, çantalardır, elbiselerdir. Savaşırcasına. Savaşçıymışçasına. Yanındakileri unuturlar. Eşi, sevgiliyi, arkadaşı, çocuğu. Yapay bir köleymişçesine…
Hurra saldırırlar olasılığı yüksek olanları denemeye, sonrasında düşünmeye, uygunluğuna karar vermeye ve nihayetinde almaya.
Sokakta, işte, her yerde. Arkadaşta, dostta, haz duyulmayanda. Birinin üzerinde gördükleri hoşlarına gitsin, aşındırırlar o markanın mağazasını çok rağbet gören modeli almak için. Eksik kalmamak adına…
Marka hastalığı! Belirtileri; gösteriş ve hava atma bozukluğu. Bunda da var desinlerci ekolü öncüsü olma yaklaşımı…
Unuturlar biriken faturaları, eksilen paraları…

3 yorum:

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

Version 1'de de şaşırmıştım yazdıklarına, doğruluklarına inanmış ama yabancılık çekmiştim, haklısın, bu bir hastalık, tez zamanda iyileşmeyi dilemek ise saflık, dünya sorunu zira, sevgiler...

üryan dedi ki...

ÇOK ŞÜKÜR Kİ SAĞLIĞIM SIHHATİM YERİNDE..

MESELELERİ İFADE EDİŞ TARZINIZ ÇOK GÜZEL..
SEVGİLER..

Antipatik Yazar dedi ki...

@Sıradan Bir Sazan: Güzel yorumlamışsın!
@Üryan: Teşekkür ederim. Beğenmene sevindim.