21 Mayıs 2010 Cuma

Yasak Aşkın Dışında Kalan Kadın(ın Trial Sürümü)


Yasak aşk dedikleri; üç kuruş etmeyen insan için sevdiceğini unutup, sonbahar gelene kadar açmasını gör(e)memek olsa gerek…
Tıpkı cevabı olmayan bir denklem, bazen sonucunu şıklarda göremediğimiz yanlış soru gibi. A4’ü kaplayan çözümü olsa da, sonuca yer kalmayan gibi…
Eşlerden birinin, diğerini aldattığı diziler revaçta olunca, bunlara kitaplar, şarkılar ve eserler eklenince, haberlerde bile bu konu işlenince, Vtrler karı koca kavgalarını gösterince yasak aşk bir kardelen gibi gün yüzüne çıkar oldu.
Olmasın(dır). Ama olmuştur. Kimi zaman dostundur aldatıldığını öğrenen. Kimi zaman yakınındır bavulunu alıp, çekip gelen…
Gün batımına kadar eşini takip edenler var!
Eşinde olsa, umursanmıyorsan halen peşinde koşmak niye? Bekle bakalım zaman ne gösterecek? Aldatılıyor musun? Aldatılmıyor musun? Nerede gururun? Nerede huzurun?
Bir de; satsan bir kuruş etmeyen şahıs için eşini aldatan, sevgi denilen o şeyin arkasına sığınıp boşanmak yerine aşk üçgeni oluşturanları anlayamıyorum.
Ölü ama çalışır gibi görünen beyin hücrelerine sahip üçüncü kişinin mutlu bir yuvayı yıkacak kadar kötü olmasını da adlandıramıyorum!

5 yorum:

EBRAR(Nam-ı Diğer Papuç) dedi ki...

Bazen anlamamak/adlandıramamak iyidir..
Kısa net ve anlaşılır bir yazı,pozitif insan :)

HASRET SENFONİLERİ, dedi ki...

Caddelerden feragat edip arka sokaklarda yaşamayı kabul edebilmek, veya yangını söndürmek için alevlere dalan ve etekleri tutuşup yanan itfaiyeci olabilmek de bir tercihtir ya da erdem!! ??
Kendimi yıllarca karşı taraf için böyle düşünmeye mecbur ederek rahatlatmak istedim sevgili antipatik (olmadığını düşündüğüm) yazar..
Çalışır gibi görünen beyin hücrelerinin, tam kapasite çalıştığına inandığım beyinden daha mükemmel çalıştığını anladığımda ise, üzüldüklerime üzüldüm yeni baştan!!

Antipatik Yazar dedi ki...

@papuç: Ne kadar güzel söylemişsin.
@HASRET SENFONİLERİ: Sizi burada görmek, yorumlarınızı okumak bana heyecan ve mutluluk veriyor. Teşekkür ederim!

nihansu dedi ki...

Merhaba,
Bu çok çetrefilli bir konu ve aslında sanırım üzerinde daha çok şey de yazılabilir. Aldatmak ismi itibariyle hoş bir durum ve konu değil ama bazen insanı apansız da yakalayabiliyor o aşk denilen illete. Bu konularda çok fazla eleştiride bulunamıyorum nedense, herkesin başına bu tür tatsız durumlar gelebilir çünkü. Galiba büyük konuşmamak lazım.

NzN dedi ki...

"Asla! Asla!" diyen ve sonunda kendi tükürüğünde boğulan o kadar çok kadın ve bir o kadar da erkek gördüm ki! Ben de asla ve asla diyen gruptanım ve fakat nihansu'nun dediğine de hayatın bana gösterdiklerine dayanarak hak veriyorum. Bu hayatta büyük konuşmamak gerekir. Birçok spiritüel öğretilerde de insan doğasında tek eşlilik olmadığı söylenir. Belki de doğamıza aykırı olanı yaşamaya çalışmaktan kaynaklanıyordur bütün bu yoldan sapmalar...