22 Şubat 2010 Pazartesi

Öküz gibisin! Öküz!



Türk televizyon kanallarında görüntü kirliliği ne zaman başladı ? Bu duruma gözü kapalı verilecek en güzel cevap, hiç kuşkusuz “kadın programları” olacaktır.
Özel televizyon kanallarında yer alan öğle kuşağı kadın programları, sözde eğlence teması içinde sabah kuşağında da yapıldıktan sonra, değmeyin kadınımızın haline. Televizyon eleştirmenleri de; yayıncılık adı altında yapılan kadın programlarına izleyenin ağzını açık bırakacak farklı formatta ve kalitesi bir hayli düşük programlar da eklenince, bu duruma bir dur demenin vakti geldiğini zaman zaman köşelerine taşıdılar. Asıl amaçlarının reyting ve reklam getirisi olduğu apaçık ortada olan televizyon kanalı patronlarınca, eleştirmenlerin uyarıları, onların gözünde 1 kuruşluk değer etmedi ki, hali hazırda yayıncılık adına yapılan tüm programlar amiyane tabirle; izleyicinin seviyesiz bulduğu yapımlar olurken, yine aynı izleyiciler program sunucularını yetersiz, bilgisiz, kültürsüz, kenar mahalle karısı tavrı ve tarzında konuştuğunu düşünürken, yayınlara katılan bir çok kişiye içten içe acımakla birlikte gülünç bularak farklı bir taraflarıyla gülmekteler…
Türk televizyonlarında ekran kirliliği internette yer alan sözlük siteleri kullanıcılarının yorumlarına bakılırsa, aynı zamanda iletişim içinde olduğumuz kişilerin düşüncelerine kulak verdiğimizde; Seda Sayan, Kuşum Aydın, Ahu Tuğba, Meriç Erkan, Esra Ceyhan, Kaynana Semra gibi kişilerin program yapmasıyla başladı. Bunlar genel olarak insanların aklına gelen ilk isimlerdi ve sonrasında kalitesiz programlara imza atan farklı isimler eklendi ve yayın saatlerindeki boşlukları doldurmaya devam ettiler. Programlara seyirci olarak katılan eğitim ve kültür seviyesi düşük paralı seyirciler konusuna hiç değinmiyorum…
Yazımda az önce değindiğim isimlerle ilgili yorumları bir çok medya çalışanın yer aldığı medyasozluk.com internet sitesine link vererek, haklarında yazılanları okumanızı sağlayacağım. Diğer belli başlı sözlük sitelerinde, kişilere daha kırıcı ve ahlaka aykırı yorumlar yer aldığı için buraya taşıma gereği duymadım. Bununla beraber ekran kirliliğinin ne kadar vahim durumlara ulaştığını size anlatırken, aynı zamanda yaşananları görmenizi de sağlamak için bir haber magazin portalından video linkleride vereceğim. Sizden ricam hiç istisnasız verdiğim bütün linklere tıklayıp bu acıklı durumu görmeniz.
Öncelikle televizyonda, medyada ve sanat camiasında yaşayanlar halkın gözü önünde oldukları için gerek yaşamlarına, gerek ağızlarından çıkan küçücük bir söze dikkat etmeliler. Her anı kameralar önünde yaşayan bu insanlar, hiç düşünmeden hareket ettiklerinde trajikomik olaylarla karşılaşabiliyorsunuz. Aslında bir yandan içten içe gülerken bir yandan da acıyoruz onlara.
Düşünün meslektaşına “Öküz gibisin! Öküz!” diye çemkiren bir kadının televizyonlarda programını izleyen birkaç insan var bu ülkede. (
http://www.sacitaslan.com/video/okuz-gibisin-okuz_1_2518.html) Aynı kişi programında belki samimi olmak adına yapıyor, mahalle dilberi gibi konuşuyor. (Eğer amacı samimi olmaksa, bu bile kabul edilebilir değil) Ama programına çağırdığı son dönemin süper salak sarışın kızlarını oynayan veya öyle olan Ersoy kardeşlere tiki tarzı konuştukları için ders ve öğüt veriyor. Adama demezler mi? “Önce sen kendi konuşmanı düzelt, halka yayın yapıyorsun diye…” Çok gülünçler, evet bir kez daha acıyoruz. (http://www.sacitaslan.com/video/salakca-bir-sey-degil-mi-bu_1_4226.html)
Seda Sayan bununla da yetinmeyip, bir röportajında anchorwoman olma yolunda ilerlediğine dair bir demeç verir. (
http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=haber&op=medya&id=14345&arama=seda+sayan) Ve programında bir magazin olayıyla ilgili şöyle der: “Ben olsam seyircinin yerinde; izlemem, seyretmem, tepkimi belli ederim bir daha da öyle pis bir görüntü karşıma gelmez. Her şey sizin elinizde, tepki göstermeyi öğrenin. Tepki vermeyi bilin artık… Son vermek sizin elinizde!” (http://www.sacitaslan.com/video/icini-doktu_1_4410.html)
Yapılan programlarda bazen çok seviyesizce anlar yaşanır. Buna bir örnek; Seda Sayan’dan. Programına katılan konuğun valizini karıştırır, “Kız don mon çıkar mı?” der ve iç çamaşırı bulunup elde sallanır. Bir de pişkin pişkin “Ay çok büyük öyle mi giyiyorsun?” der. Ve başka bir rezilliğe imza atılır.(
http://www.sacitaslan.com/video/safiyenin-kirli-camasirlari_1_4421.html) Ne şimdi, şaka mı bu? Komiklik mi? Bayağılık mı? Yaşananların bu kadarı bile izleyenler için sinir bozmaya yeter. Bu kadarla da bitmiyor; bir başka programda birine kızıp ağzından çıkan lafı kulağı duymaz. Bakınız: “Kancık” sözü. Yahu! O saatte çocuklar ayakta! (http://www.sacitaslan.com/video/bazi-kanciklar-var_1_1661.html)
Kimi zaman eğlenmek için, eller havaya yapıp, dans etmek için, gelen konuğun sorunları üzerine konuşup, hatalarını yüzüne vurmak için stüdyoya gelen seyircilerin, bir çok programa paralı olarak katıldıkları açık bir şekilde ortada.
Bir sunucu stüdyodaki konuklarına ve seyircilerine hakim olamıyorsa, o kişide, kamera arkası ekibinde ve programında iş yok demektir. Seyircilerin kültürüne, eğitimine hiç değinmiyorum.
Bakınız: Seyircinin kırdığı pot!...(http://www.sacitaslan.com/video/seyircinin-kirdigi-pot_8_88.html
)
Bakınız : “O…luk yapmadım” gafı. (http://www.sacitaslan.com/video/ouluk-yapmadim_2_4022.html
)
Bakınız “Kapıdan bakarsın o… derler” gafı. (http://www.sacitaslan.com/video/opu-derler_1_2332.html
)
Program sahibini; bazen gelen konuklar da yerin dibine sokar ve ilginç diyaloglar yaşanır. Bir konuktan “Onurşan’ı astrologtan mı buldun sen?” lafı bu duruma örnektir. (http://www.sacitaslan.com/video/ilginc-diyaloglar_1_4504.html) Bununla birlikte geçtiğimiz, sene Seda Sayan’ın programına çağırdığı konuk figürasyon oyuncusu çıkınca, bu olay bir hayli ses getirmişti. Seda Sayan bu duruma ünlü tiyatro oyuncusu Asuman Dabak’ın yaptığı “İtirazım Var” programındaki, sorunlu yaşamları olan konuklar rolündeki oyuncuları örnek göstermiştir. Ve katılan kişinin figürasyon oyuncusu olduğundan haberi olmadığını söylemiştir. Peki bundan ekibinin de mi haberi yoktu? (
http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=haber&op=medya&id=16281&arama=seda+sayan), (http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=haber&op=medya&id=16017&arama=seda+sayan), (http://www.sacitaslan.com/galeri.php?id=16091).
Bir gün programına gelen doktorun, yayıncılık kuralını bilmediğinden ötürü bir markayı dile getirmesi sonucu, azarladı. (http://www.sacitaslan.com/video/doktora-firca_1_2789.html) Bir programında ise; gerçekliğinden emin olmadığı bir olayı dile getirerek sanatçının ailesine leke sürdüğü de olmuştur. Sinek küçüktür, mide bulandırır. Bir tanıdığı için hastaneye giden Seda Sayan, “Yan odada ünlü bir sanatçı yatıyordu. Evlatları torunları var ama yanında kimse yoktu.” demişti. Hemen ardından sanatçının ailesi bir açıklama getirdiler ve Seda Sayan’a kırgın olduklarını, gazeteler yazdı. Allah rahmet eylesin, geçen sene vefat eden ve şuanda aramızda olmayan büyük usta, iyi oyuncu, sanatçı… Hiçbir şey ailesini üzdüğü gerçeğini değiştirmez… (
http://www.sacitaslan.com/galeri.php?id=5890) Seda Sayan bir de adliye koridorlarını, Türkiye’nin karar mercilerini saçma, değersiz konularla meşgul etmiştir. Bakınız: Jigolo kavgası (http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=haber&op=magazin&id=13996&arama=seda+sayan) Bir kere de Sabahların Sultanı programına konuk olan babasının televizyona çıkıp, hakkında konuşmasından rahatsız olduğunu dile getiren Aysun Kayacı’yı eleştirir. Bakınız: Aysun Kayacı vakası. (http://www.sacitaslan.com/video/sayan-kopurdu_1_2211.html)
Ve son olarak zamanında sevgili oldukları Nihat Doğan için, reklam için, İbrahim Tatlıses’le konuşup hatır koyarak, “veliahtım” diye söylemesini sağladı. Sonradan İbrahim Tatlıses’de bu gerçeği dile getirdi. (
http://www.sacitaslan.com/index.php?bab=haber&op=magazin&id=2019&arama=seda+sayan)
Sözlük sitesi kullanıcılarının Seda Sayan hakkında yaptıkları yorumları tek tek, mutlaka okumanızı öneriyorum, okuduğunuzda gülme krizine girebilirsiniz. (
http://www.medyasozluk.com/sozluk.php?process=word&q=seda+sayan)
Esra Ceyhan ise; uzun yıllardır program yapmakta. Bir çok kişi onu samimiyetsiz buluyor. Hatta sürekli ağlamaklı yüz ifadesine sahip olduğunu, kendisi veya programı hakkında eleştiri aldığında agresifleştiğini dile getirenler var. Söylemeye gerek yok, sizler de biliyorsunuz; sözlük yazarları tarafından sıkça eleştirilmekte. Programı içler acısı. Bir zamanlar Semra kaynana ve kocasını konuk etti ve ailevi problemlerini canlı yayına taşıdı, reyting için hoş olmayan görüntüler yayınlandı. Programda gerçekleşen en son olaylardan biri de “uçan adam” ve internette dolaşıyor. (
http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=7357465550542570014&hl)
Sözlük sitesi kullanıcılarının Esra Ceyhan hakkında yaptıkları yorumları okumalısınız. (
http://www.medyasozluk.com/sozluk.php?process=word&q=esra+ceyhan)
Kuşum Aydın zamanında Ahu Tuğba ve Meriç Erkan üzerinden program yapmıştı. Program herkes için sakıncalıydı, akla hayale gelmeyecek birbirinden saçma görüntüler ekranlarda izletiliyordu. Görüntü kirliliğinin başlangıcının sebeplerinden biridir. Okan Bayülgen’de medya arkası programında eleştirmişti. (
http://www.timsah.com/Medya-Arkasi-Kusum-Aydin/n0VPT0XXlyn)
Sözlük yazarlarının Kuşum Aydın hakkında yaptıkları yorumları okumalısınız. (
http://www.medyasozluk.com/sozluk.php?process=word&q=ku%FEum+ayd%FDn)
Ahu Tuğba (
http://www.medyasozluk.com/sozluk.php?process=word&q=ahu+tu%F0ba) ve Meriç Erkan (http://www.medyasozluk.com/sozluk.php?process=word&q=meri%E7+erkan) ve sonunda evlilik programı yapmış Kaynana Semra (http://www.medyasozluk.com/kaynana+semra) hakkında yazılanlarda yine okunmalı.
Ekran kirliliğinin ne kadar çok olduğunu gördünüz mü? Peki bitti mi? Hayır!.. Televizyonu açtığınızda görebileceğiniz bir çok kötü içerikli yayın var. Birkaç yıldır bunların başında; evlendirme programları geliyor.
Eleştiri yapmadan önce, oldukça sık düşünürüm. "Hani başkasını eleştirmeyin, siz de hata yapabilirsiniz" derler ya, işte bu yüzden. Evet! Eleştirdim çünkü; bu durum sıkça tekrarlanıp, insanları bıktırmaya başladı, izlediklerimiz artık o kadar olağan şeyler oldu ki; sıradanlaştı. Düşündürücü ve eğitici yapımlar yok denecek kadar azaldı. Fakat isimlerini saydığım programcılar üzülmesin, yanlışları fark edip, düzeltebilirler.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

kalemine sağlık bende aynı fikirdeyim

HASRET SENFONİLERİ, dedi ki...

Yaa şaşkınlık içinde okudum yazdıklarını yine.. Ve hiç birinden haberdar olamayışımı cehaletim olarak mı, genel kültür eksikliğim olarak mı kabul etmeliyim bilemedim..
Susturmakta muvaffak olamadıklarımın seslerini ve görmek istemediklerimin görüntülerini hafızamdan uzaklaştıramadığım için olsa gerek TV. yi canımı sıkan program başlayınca kapı çarpar gibi suratlarına kapatmaktan çok büyük bir haz duyuyorum ben.. belki bu nedenle bu propagandasını yapar gibi uzun uzun detaylı bilgi verdiğin programlardan haberim olmadı sevgili antipatik (olmadığını düşündüğüm) yazar!!
Yazdıkların birebir gerçek olabilir ama uyarıcı bir eleştri olmadığını düşündüğümü yazmak istiyorum yine de..

Antipatik Yazar dedi ki...

Hocam!
Televizyon ekranlarındaki rezilliğin daha net görülmesi için yazdığım bir yazıdır. Ama onlardan bahsettiğim için propaganda olarakta algılanabilir tabii. Ekmeklerine yağ sürercesine …