Anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2010 Pazar

Çocuk İçin Yaşamak Mı? Yeni Bir Aşka Yelken Açmak Mı?


"Kalp, severek büyüttüğünün yada aşık olduğunun arasında tercih yapman için diretebiliyor." diye yazdı saman kağıda tükenmiş kalemiyle. O aşık. Bu durumu kızının anlayışla karşılamayacağındansa emin.
Ud elinde yazdığı bu kağıdı nota nüshalarının arasına sıkıştırırken, kızı aynı odada duymak istemedikleri varmış gibi yüzü dışarıya dönük hicaz bir parça istedi içinden.
Her gördüğünde kapalı pencerinin dış yüzeyinde aşağıya doğru süzülen çift damla, ona iki göz yaşını andırırdı. Cama vuran kendi yansımasına bakarken gök gürlemesiyle devam eden yağmurdan ürktü. Kadın yaklaşınca kız, annesinin hemen arkasında durduğunu gördü yansımadan. Ve ona doğru döndü. Kadının yeşil gözlerinde az sonra kayacak yıldıuzın güçsüzlüğüne benzer yanıp sönen parıltı vardı şaşkınlıktan. Çünkü arkada vuran şimşek ışığıyla kızın gözünden akan kanları gördü.
- "Fa diyez"
- "Ha?"
- "Yanlış basıyorsun fa diyez" dedi camdan dışarı
seyrederken. Kendini koltukta buldu. Kadın elinde udu dalmışım diye geçirdi içinden, yere düşmüş nota nüshalarını kaldırır iken.
Cama vuran kendi yansımasında, tıpkı bir gözyaşı gibi gözlerinin altından süzülen yağmur damlalarına bakarken, gök gürlemesiyle devam eden yağmurdan ürktü. Kadın yaklaşınca kız, annesinin hemen arkasında olduğunu gördü yansımada. Ve ona doğru döndü.
- "Sana anlatmam gereken birşey var." dedi kadın ve laf kesilirse gerisi gelmez korkusuyla nefes almadan devam etti.
- "Seçim senin. Seninle gelip onun evine taşınmam veya aynı yerde yaşamam. Bunu düşünüyorsan unut. Şunu ise aklından çıkarma; ya beni silersin yada onu" dedi genç kız anlatılanların ardından.
Güm güm güm güm diye atan o zımbırtı dururken çekilen acı, beklentilerinin gerçekleşmeyeceğini anladığında çektiği ağrının yanında daha küçük, daha naif kalır. Ama evlat herşeyden önce gelir. Bunu kazısaydı yüreğine bile bile lades demez, huzurlar devrilmezdi.

22 Haziran 2010 Salı

Anne Bebeğini Kardeşine Evlatlık Verdi!


Anne, senelerdir evli ve çocuğu olmadığı için üzüntü duyan kız kardeşine kendi elleriyle son, yeni doğmuş bebeğini vermişti. Teyze anne olacak, öz anne teyze olarak hayatları şekillenmişti.
Anne çocukları ile ilgilenirken zaman geçiyor, bir yandan da kız kardeşiyle ve yavrusuyla görüşüyordu. Günler takvimden birbir koparken, aylar yılların nezdinde eğiliyor, yalan gerçeğin kendisi oluyordu.
Çocuk teyze bildiği annesini çok seviyor, anne olan teyzesini de yere göğe sığdıramıyordu...
Ansızın çıkagelen fırtına yaşamları yerle bir edecek, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Söz konusu; yalanlar birikintisinin derinliklerinde kalan hayat olunca, hasarın telafisi mümkün olmayacaktı. Onarılması mümkün düşünülenin yanılgı olduğu, duvara çarpmışçasına dank edecek, yıpranmalar, hayıflanmalar kar etmeyecekti.
Bir gün yalanlar toz yığını gibi dağılacak, gerçekler dolu gibi yağacak, yanlışlar tabandan süzülerek sonsuz hiçliğe akacaktı.
O artık çalışıyordu. Gerçeği kim söyledi bilinmiyor. Yıllardır annesi bildiğinin teyzesi, teyze dediğinin öz annesi olduğunu öğrenmesi, kısacası hayatının işlenmiş yalanlar bütünü olduğunu farketmesi; yıkılmasına sebep olmuştu.İlk işi hesap sormak oldu. "Diğerleri yanındayken ben mi fazla geldim?" diye çıkıştı annesine. Kardeşleri bu zor zamanında yanında oldu. Ama o teyze çocukları olduklarını hatırlattı. Etrafın böyle bildiğini ve bu durumu bozmamaları gerektiğini yineledi. Annesinden ise nefret ediyordu.
Onun yaşadığı travmalar o zamanlar anne tarafından yapılan hatanın getirisiydi. Bir anne canından, kanından olan çocuğunu nasıl verebilirdi?