
Yağmur yağmış. Çimler nemli. Bir tarafım denizle çevrili. Etraf sisli. Ayaklarım çıplak, yalınayak. Tüm soğukluğuyla, rüzgar yıkıcı. Pantolonun paçaları dize kadar çekili, üzerimde eskimiş t shirt. Duygular karışık, sinirler alışık…
Kızgın ama sakin. Hırslı, kolay pes eder. Bıkkın ama istekli, sıkkın yine istekli. Soğuk, yeniden içten. Samimi ama mesafeli. Agresif ve durgun. Harabe ama olsun. Yine, yeni, yeniden küllerinden doğar. Başlamış ama bitmiş…
Kızgın ama sakin. Hırslı, kolay pes eder. Bıkkın ama istekli, sıkkın yine istekli. Soğuk, yeniden içten. Samimi ama mesafeli. Agresif ve durgun. Harabe ama olsun. Yine, yeni, yeniden küllerinden doğar. Başlamış ama bitmiş…
Çocukluğumun oyunu, yine oynuyorum. Beklide onu arıyorum. Önüm, arkam, sağım, solum, saklanmayan sobeydi, hani? Saklambaç(tı). Elma dersem çık(tı), armut dersem çıkma(ydı). Elma! Tüm çocuk saflığıyla…
Yok! Etrafa bulanmış sislerin arkasında, belkide çok uzaklarda! Bulamadım, nerdesin? Yoksun!... Serotonin!
