8 Ocak 2013 Salı

“Seni Seviyorum” Demek Neden Bu Kadar Zor? (II)



 

Ben bu yazıyı yazarken gökyüzünden lapa lapa kar düşüyor bahçeme. Balkona yakın bir pencere kenarında sıcacık kahvemi yanıma almış bu satırları döküyorum ellerimden. Konu yine sevgi, konu yine aşk ve konu yine ben…

Şuanda yanan şömine giderek içeriyi daha da fazla ısıtıyor. Fonda ayrılık acısını anlatan İspanyolca bir şarkı bana eşlik ediyor.  Kahvem giderek azalıyor. Ben sabahları bir öpücükle değil kahve ile uyanırım aslında. İşte bu yüzden aşkı anlatışım onun eşliğinde oluyor…

Kar giderek çoğalıyor. Etraf beyaza bürünürken ki yaşadığım mutluluğu,  aşk olunca yaşayamayışım nedendir bilinmez. Bilinmez dedim ya sanki son noktayı koydum burada. Hayır! Hiçte öyle değil. Mevzu bahis aşk olunca son noktayı koyamıyorum. Üç nokta ile söyleyemediklerimi yazıyorum…

En yakınıma bile “Seni Seviyorum” diyerek sevgimi gösteremiyorum. Yetiştiriliş tarzımdan mı kaynaklanıyor yoksa sevgiyi dile getirmekten mi utanıyorum? Bilemiyorum. Bildiğim bir şey var aslında. O da herkes kadar sevişim, herkesten çok sevgim…

 

2 yorum:

Lila Moonlight dedi ki...

Kar yagisini ne guzel anlatmissin, ozendim valla, burasi gunluk guneslik, somine basi kar keyfini cok istedim : ) Sectigin resim de cok guzel, sakladim gitti : ) Umarim sevgini soyleyemeye doyamiyacagin anlar bol bol olur yeni yilda : )

Antipatik Yazar dedi ki...

Son cümlene bittim. Teşekkür ederim :)