Küçüklüğüm,
ardıma bakmadan bıraktığım küçüklüğüm. Şimdi ne çok isterdim yine küçük olmak.
O sahil kentinde plaja inip İspanyol çingenelerinin taktığı Flamenko şapkadan
takmak ve kumdan kaleler yapmak ne çok isterdim. Bilmediğim yabancı dilde bir
parçayı melodisine uygun olarak söylemeyi, sevindiğimde bunu gerçekten
göstermeyi, köpeklerden korkup yine de sevmeyi ve büyüklerin hayatına özenmeyi
ne kadar çok isterdim…
Kibirli insanların kibir dolu söylemlerine konu olmamak için çabalamayı bırakıp
anın tadını çıkarmayı, bir çıkar ilişkisi olmadan sevmeyi ve sevilmeyi, dost
görünenlerle yüz göz olmamayı, kötülükle henüz tanışmamayı ne çok isterdim…
14
yorum:
memit
dedi ki...
özelliklede dost görünenlerle yüz göz olmamayı nerden bile bilirizki hâla onlardan yiğnla var etrafımızda Allah dost görünüp kötü ruhlulardan korusun
Böyle bir duygu çok ağır basıyor gerçekten. ''...ne çok isterdim.'' diye bitirdiğim çocukluğa özlem yazısı yazmıştım ben de. Sadece bir anlığına bile dönmek yeter.
Zeugma: Yazıyı yazarken gerçekten o günlere gittim, geldim. Sen de "...ne çok isterdim" diye bitirmişsin yazını anlıyorum ki o günlerine özlem duyuyorsun. Ne yapalım düşünerek, yad ederek mutlu olmaya çalışıyoruz artık.
o çok istenilen herhangi bir zamana bir daha asla dönülemeyeceğini bilmek de insanı ayrıca üzüyor belki de çocukken birçok şeyi bilmediğimiz için mutluyduk büyümek demek, öğrenmek demek galiba...
İyiliğin kıymetini bilmek için, kötülükle tanışmak gerek.. Hani "yazamıyorum,söyleyemiyorum!" diye esef ettiğin duyguların var ya, buradaki tek bir cümle bile bir destana bedel..
Hasret Senfonileri: Gülsen hocam ne kadar doğru söylediniz. Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim; size has, size özel, sizden çıkan her bir cümle beni heyecanlandırıyor. Bu sebeple yorumlarınızı yazımın altında görmek benim için çok önemli :)
Hangimiz aramıyoruz ki , hangimiz özlemiyoruz ki.. O masum duyguları , sevdalar.. tek korkunun düşüp kanattığımız dizleri annemize gösterme olduğu zamanları..
Fransızca kökenli antipathiqueden dilimize geçen; “sevimsiz, itici, soğuk” anlamlarını tek başına taşıyan kelime, bir yazara yapışan sıfat olursa ne olur? Antipatik miyim? Hayır! Hayatta bir takım yanlışlara göz yummak yerine, onu satırlara aktaran, yanlışları olumsuzlukları yazan bir kişi olunca ve hali hazırda güzel olan eleştirel olmayan hiçbir şeyi kaleme almayınca tahmin ediyorum ki; antipatik olarak anılacağım.
Bazen hak vereceksiniz, bazen görüş ayrılığı yaşadığınız, konu üzerine farklı düşündüğünüz için kızacaksınız… Bu yüzdendir ki; ben antipatik yazarım.
Bu web sitesinde yer alan, bunları içeren ama bunlarla sınırlı olmayan tüm malzeme ve dökümanlar Yazarın mülkiyetinde olup, bu malzeme ve dökümanlara ilişkin telif hakkı ve/veya diğer fikri mülkiyet hakları ilgili kanunlarca korunmakta olup, bu malzemeler ve dökümanlar izinsiz kullanılamaz, iktisap edilemez ve değiştirilemez.
Bu web sitesindeki malzemeler ve dökümanlar hiç bir surette değiştirilemez, kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve yeniden yayınlanamaz.
İzinsiz kopyalanması çoğaltımı, yayını, dağıtımı halinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun hükümleri geçerli olacaktır.
14 yorum:
özelliklede dost görünenlerle yüz göz olmamayı nerden bile bilirizki hâla onlardan yiğnla var etrafımızda Allah dost görünüp kötü ruhlulardan korusun
Memit: Amin. Dost görünen kötü ruhlar uzağımızda bile olamasın :)
Böyle bir duygu çok ağır basıyor gerçekten.
''...ne çok isterdim.'' diye bitirdiğim çocukluğa özlem yazısı yazmıştım ben de. Sadece bir anlığına bile dönmek yeter.
Zeugma: Yazıyı yazarken gerçekten o günlere gittim, geldim. Sen de "...ne çok isterdim" diye bitirmişsin yazını anlıyorum ki o günlerine özlem duyuyorsun. Ne yapalım düşünerek, yad ederek mutlu olmaya çalışıyoruz artık.
bi çıkar ilişkisi olmadan sevilmek
bi çıkar ilişkisi olmadan
çıkarsız...
ne zor..
o çok istenilen herhangi bir zamana bir daha asla dönülemeyeceğini bilmek de insanı ayrıca üzüyor
belki de çocukken birçok şeyi bilmediğimiz için mutluyduk
büyümek demek, öğrenmek demek galiba...
Cem: Zor ama mümkün. Ben buna inanıyorum :)
Aynur (Küçük Hala): Evet dediğin gibi malesef
İyiliğin kıymetini bilmek için, kötülükle tanışmak gerek.. Hani "yazamıyorum,söyleyemiyorum!"
diye esef ettiğin duyguların var ya, buradaki tek bir cümle bile bir destana bedel..
Hasret Senfonileri: Gülsen hocam ne kadar doğru söylediniz. Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim; size has, size özel, sizden çıkan her bir cümle beni heyecanlandırıyor. Bu sebeple yorumlarınızı yazımın altında görmek benim için çok önemli :)
Hangimiz aramıyoruz ki , hangimiz özlemiyoruz ki..
O masum duyguları , sevdalar.. tek korkunun düşüp kanattığımız dizleri annemize gösterme olduğu zamanları..
Safransarı: Özlüyoruz hem de çoook :)
love this pic :)
Andystyle: Very nice pic :)
Yorum Gönder